Ana Sayfa » islamiyet » Secde Etmeyen Şeytanın Nedeni Neydi?

Secde Etmeyen Şeytanın Nedeni Neydi?


Secde Etmeyen Şeytanın Nedeni Neydi?

Şeytan Adem Peygambere Niçin Secdede Bulunmadı?

Şeytan Neden Secde Etmedi Sorusunu sormadan önce Allah’ın yaptıklarını da gör, bizlerin yaptıklarımızı da gör. Her ikisini de gör ve bizlerin yaptığımız işler olduğunu iyi bil, zaten bu meydanda. Ortada insanların yaptıkları işler yok ise, her şeyi Hak yapıyor ise, o halde hiç kimseye “bunu niçin böyle yaptın” diye söyleme Allah’ın yaratması, bizlerin yaptığı işleri meydana getirmektedir. Bizim işlerimiz Allah’ın işinin bir eseridir.

Söz söyleyen kimse, ya harfleri görür, yada manayı görür. Bir anda ikisinide birden nasıl görür? İnsanoğlu konuşurken manayı düşünür, onu kastederse harflerden gafil olur. Hiçbir göz bir anda hem ön tarafını hem arkasını göremez. Şunu iyice bil! Ön tarafını gördüğün zaman arka tarafını nasıl görebilirsin ki?

Eğer ki can, harfi manayı bir anda analiz edemiyor, nasıl olur da aynı anda hem işi yapar, hem o iş yapma gücünü yaratabilir? Ey oğul! Allah, her şeye kadirdir. Bir işi yapması, o anda başka bir işi yapmasına engel olamaz.

İblis, “Bima ağveyteni” dedi; o alçak ifrit, kendi fii’lini gizlemiş oldu.

Adem a.s ise “Zalemna enfüsena” dedi; bizler gibi Allah’ın fiilinden gafil değildir.

Günah ettiği halde adaba uyarak Allah’!a isnad etmedi. Allah’ın yarattığını gizledi. O suçu kendine yüklediğinden ihsana mazhar oldu

Adem a.s, tövbe ettikten sonra Allah dedi ki; “Ey Adem! O suçu, o mihnetleri, sen de ben yaratmadım mı?” O benim teveccühüm benim kazam değil miydi; özür getirirken neden onu gizledin?” dedi.

Adem a.s “Korktum, edebi terk etmedim” Yarabbi deyince, Rab dedi ki; “İşte ben de onun için seni kayırdım” dedi.

şeytan neden secde etmedi

Adem Peygamber ne Ekti Ne Biçti

Hürmet eden hürmete layık olur. Şeker getiren badem şekeri yer. Temiz şeyler temizler içindir; sevgiliyi hoş et, hoşluk gör; incit, incin! Ey gönül! Zorla ihtiyarı birbirinden ayırt etmek için bir örnek getir ki ikisini de kavrayasın:

Titreme hastalığından dolayı titreyen bir el, bir de senin titrettiğin el… her iki hareketi de bil ki Allah yaratmıştır; Ancak bu hareketi onunla kıyaslamaya imkan yoktur. İhtiyarınla el oynatmadan pişman olabilirsin; Ancak titreme hastalığına müptela bir adamın pişman olduğunu hangi zaman gördün?

Anlayışı az biriside şu zorlama ve ihtiyar meselesine yol bulsun, bu işi kavrasın diye söylediğimiz bu söz, akli bir söz, akli bir durumdur. Ancak zaten bu hilekarane akıl, akıl değildir ki.

Akli konu, inci ve mercan dahi olsa can konusu, başka bir konudur. Can konusu başka bir makamdır, can şarabının başka bir tadı vardır. Akıl konuları hüküm sürdüğü sırada Hz Ömer’ile Ebülhakem candaştı. Ancak Ömer, akıl dünyasından can dünyasına gelince can konusunda Ebülhakem, Ebucehil oluverdi. Ebucehil, cana göre esasen cahil olmakla birlikte his ve akıl konusunda kamildi.

Akıl ve bahsi, bil ki eser, yahut nedendir. (onunla tesirler ve sebepler anlaşılır). Can bahsi ise büsbütün şaşılacak bir durumdur.

Ey nur isteyen! Can ziyası parıldadı; lazım, mülzem, nafi, muktazi bitti. Bir gören kişinin. Nuru doğmuş parlak iken sopa gibi bir delilden vazgeçeceği ortadadır.

Yine konumuza geldik; zaten hangi vakit konumuzdan ayrıldık ki?

Cehil konusuna gelirsek o Allah’ın zindanıdır;

ilim konusuna gelirsek onun bağı ve sayvanı. Uyarsak onun sarhoşuyuz; uyanık olursak onun hikayesinden bahsederiz. Ağlar isek rızıklarla dolu bulutu oluruz; güler isek şimşek!

Kızar, savaşır isek bu, kahrının tersidir, barışır, özür serdedersek muhabbetinin tersidir.

Bu dolaşık ve karmakarışık Evrende biz kimiz? Elif gibiyiz. Elif’inse aslında, hiç ama hiçbir şeyi yoktur!

1 Yorum

  1. EzeL

    13 Ocak 2021 at 13:35

    Kaleme aldığınız bu faydalı konu için teşekkür ediyoruz.
    Başarılarınızın devamı diliyorum .
    Selam ve dua ile

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir