Ağzınla Konuşmalarınla Kırdığın Tane Değildir Bilesin


Burda Anlatılan islami kıssa da aile hayatına az da olsa fayda sağlamaktır inşallah eğer okuyup tutan müminler olursa ne mutlu bizlere.Eşlerimiz bize Emanettir bizlere yakışan ise emaneti baş üstünde tutup ona zaval gelmesin die ona önem vermektir.

Adam karısına pek hoş davranmaz, kalbini kırar
Sonra karısından sofrayı kurmasını ister.

Kadıncağız hiç sesini çıkarmadan kurar sofrayı ve buyur eder kocasını.
Adam sabırsızca sofraya oturur,

iştah kabartacak bir zevkle yemeye başlar. Yemek tuzsuz olmuştur. Birkaç lokma yedikten sonra karısından tuz ister.

Karısı; “sen yiyedur ben getiririm”, der ve içeri gider.
Adam ikide bir; “tuz nerde kaldı?” diye sorar.

Kadın her seferinde “tamam getiriyorum” diye cevap verir .
Fakat tuz bir türlü sofraya gelmez.

Neyse adam tuzu isteye isteye karnını doyurur.
Sonra aklı başına gelir.

Az önce hatununun kalbini kırdığı için özür diler.
Hanım mutfağa gider, ve elinde tuzla geri döner.

Adam merak eder ve sorar
bu ne şimdi karnım doyduktan sonra tuzu ben ne yapayım der. Karısı da ona; “senin kalbimi kırdıktan sonra dilediğin özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir, ihtiyaç kalma dı der

Mevlana, şu meşhur sözünü söylemiştir:
Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin kâbe yıkmaktan daha kötüdür

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki

Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mümin olsun, asi olsun, hiçbir insanın kalbini incitmemelidir.

Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lazımdır. Sakınınız, sakınınız, kalb kırmaktan pek sakınınız. Allahü teâlâyı en ziyade inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur.

Eşinin Haklarına Saygı Duy

Allahın Bizlere Emaneti Kadınlar

Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP